19 Temmuz 2013 Cuma

EĞİTİM SİSTEMİ STRES SİSTEMİ Mİ ?


Bir hayalle okuyorsun. 12 yıl temel eğitimi bitiriyorsun. Ki bu hangi temel burası ayrı bir tartışma konusu. Üniversiteye gitmek için birçok aşamada geçiyorsun. Kimine basit gelir ki o yoldan geçen biri olarak hiçte kolay olmadığını söyleyebilirim. Lise sonda başlar savaş kimi kendi başına kimi dersaneye gider ki birçoğu dersanede hazırlanır. Orası da ayrı bir kazanç yeridir. Türkiye’de her okulun eğitim seviyesi farklı olduğu gibi dersanelerde parasına göre eğitim kalitesi uygulaması var. Başlarsın test kitapları, dergiler, denemeler, testler derken koşuşturmaca. 100 kişiden sadece 20si ne istediğini biliyor, geride kalan 80 kişi ise ne istediğini nerde olmak istediğini bilmiyor. Yönlendirmeler oluyor ancak ne kadarı doğru tartışılır. Hazırlanma sürecini atlatırsın, sınava girme heyecanı gelir ki bazıları bundan ciddi derece etkilenir ve kötü sonuçlar alır. Sınava girersin OHHH bitti derken sonuç bekleme heyecanı vardır. Sonuçlar açıklanır her ne sonuç olursa olsun hep bir daha fazlasını bekleme vardır. Kendi değilse bile ailede önemli bir rol oynar. Klavuz açıklanır. Başlar bir yığın soru; Ne yazayım? Ne olayım? Nereye gideyim? Kendin bunları kafanda toparlarken bazı aileler baskı yapar süreci zorlaştırır. Kimisi çocuğunu özgür bırakır, “sen seç arkandayız” der. Aslında ikisinde de kişi yalnız karar vermek düşünmek, olayların içinden çıkmak zorundadır. Böyle zamanlarda etrafınızda aklıselim insanlar  varsa ne mutlu yoksa iş biraz daha zordur. Nitekim bir şekilde tercihler yapılır. İçine sinmiştir sinmemiştir artık yaptım yolladım bitti gitti rahatlığı vardır derken J tercih sonuçlarını beklemeye başlarsın. Açıklanır sonuçlar. Yaşadığın şehirse ne ala okula başlama heyecanıyla beklersin. Ancak şehir dışıysa başlasın barınma sorunu ev ara yurt ara derken illaki bir yerde karar kılmak zorundasın. Nitekim kayıt dönemi başlar. Kaydını yapar dönersin. Bu arada yaz tatili denen şey bitmiştir koşuşturmacada bunu yeni anlarsın. Ve ve okullar başlar. İlk başta bir heyecan vardır çünkü yeni ortam yeni insanlar.  Karakterine göre ortama ayak uydurma süren değişir. Arkadaş canlısıysanız çabucak ortamı kurarsınız. Ama diğerleri dediğimiz sınıftaysanız biraz daha zaman uzar. Başlasın ilk ders. İlk gündür ortamın değişikliği daha sonra aslında abartılacak bir yer olmadığını anlarsın. Hatta ve hatta bu muydu dersin kısa zamanda oflamalar poflamalar derken ortamın oluşmuş ve vize final derken çabucak bitiverir üniversite. Hayatta bir basamak daha çıkmışsındır. İyi bir donanımında olsa çevre denen kısmın yoksa iş bulma alanında zorlanırsın. Önce kendi alanında iş arar bulamadığında artık ne olursa yaparım olayına girersin. Bugün Türkiye’de  %85lik dilim kendi alanında çalışmıyor. Düşünelim böyle bir durumda verim ne kadar olur. Kısaca eğitim sistemi stres sistemidir. Aksini iddia eden olmayacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder