Bir hayalle okuyorsun. 12 yıl temel eğitimi bitiriyorsun. Ki
bu hangi temel burası ayrı bir tartışma konusu. Üniversiteye gitmek için birçok
aşamada geçiyorsun. Kimine basit gelir ki o yoldan geçen biri olarak hiçte kolay
olmadığını söyleyebilirim. Lise sonda başlar savaş kimi kendi başına kimi
dersaneye gider ki birçoğu dersanede hazırlanır. Orası da ayrı bir kazanç
yeridir. Türkiye’de her okulun eğitim seviyesi farklı olduğu gibi dersanelerde
parasına göre eğitim kalitesi uygulaması var. Başlarsın test kitapları,
dergiler, denemeler, testler derken koşuşturmaca. 100 kişiden sadece 20si ne
istediğini biliyor, geride kalan 80 kişi ise ne istediğini nerde olmak istediğini
bilmiyor. Yönlendirmeler oluyor ancak ne kadarı doğru tartışılır. Hazırlanma sürecini
atlatırsın, sınava girme heyecanı gelir ki bazıları bundan ciddi derece
etkilenir ve kötü sonuçlar alır. Sınava girersin OHHH bitti derken sonuç
bekleme heyecanı vardır. Sonuçlar açıklanır her ne sonuç olursa olsun hep bir
daha fazlasını bekleme vardır. Kendi değilse bile ailede önemli bir rol oynar. Klavuz
açıklanır. Başlar bir yığın soru; Ne yazayım? Ne olayım? Nereye gideyim? Kendin
bunları kafanda toparlarken bazı aileler baskı yapar süreci zorlaştırır. Kimisi
çocuğunu özgür bırakır, “sen seç arkandayız” der. Aslında ikisinde de kişi yalnız
karar vermek düşünmek, olayların içinden çıkmak zorundadır. Böyle zamanlarda
etrafınızda aklıselim insanlar varsa ne mutlu yoksa iş biraz daha
zordur. Nitekim bir şekilde tercihler yapılır. İçine sinmiştir sinmemiştir
artık yaptım yolladım bitti gitti rahatlığı vardır derken J tercih sonuçlarını
beklemeye başlarsın. Açıklanır sonuçlar. Yaşadığın şehirse ne ala okula başlama
heyecanıyla beklersin. Ancak şehir dışıysa başlasın barınma sorunu ev ara yurt
ara derken illaki bir yerde karar kılmak zorundasın. Nitekim kayıt dönemi
başlar. Kaydını yapar dönersin. Bu arada yaz tatili denen şey bitmiştir
koşuşturmacada bunu yeni anlarsın. Ve ve okullar başlar. İlk başta bir heyecan
vardır çünkü yeni ortam yeni insanlar. Karakterine
göre ortama ayak uydurma süren değişir. Arkadaş canlısıysanız çabucak ortamı
kurarsınız. Ama diğerleri dediğimiz sınıftaysanız biraz daha zaman uzar. Başlasın
ilk ders. İlk gündür ortamın değişikliği daha sonra aslında abartılacak bir yer
olmadığını anlarsın. Hatta ve hatta bu muydu dersin kısa zamanda oflamalar
poflamalar derken ortamın oluşmuş ve vize final derken çabucak bitiverir
üniversite. Hayatta bir basamak daha çıkmışsındır. İyi bir donanımında olsa
çevre denen kısmın yoksa iş bulma alanında zorlanırsın. Önce kendi alanında iş
arar bulamadığında artık ne olursa yaparım olayına girersin. Bugün Türkiye’de %85lik dilim kendi alanında çalışmıyor. Düşünelim
böyle bir durumda verim ne kadar olur. Kısaca eğitim sistemi stres sistemidir. Aksini
iddia eden olmayacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder